Tarihi Kentlerimiz
Milas çevresindeki antik kentler ve arkeolojik alanlar
BEÇİN (Pezona, Peçin, Barçın )
Milas Ovası'na hakim bir plato üzerinde yükselen ve tarihi Tunç Çağı'na kadar uzanan köklü bir yerleşim alanıdır. 13. yüzyılda Menteşeoğulları Beyliği’ne başkentlik yapmış olan ören yeri; kalesi, Ahmet Gazi Medresesi ve Türbesi başta olmak üzere zengin Türk-İslam dönemi eserlerini bünyesinde barındırır.
SİNURİ
Milas’ın Kalınağıl köyünde yer alan, kırmızı mermer bloklarla inşa edilmiş ve Karia tanrısı Sinuri’ye adanmış kutsal alandır. M.Ö. 4. yüzyıldan itibaren önemli bir inanç merkezi olan yapı, Hristiyanlık döneminde kiliseye dönüştürülmüştür.
LABRANDA
Milas’ın kuzeyindeki dağlarda, çam ormanları ve su kaynakları arasında kurulmuş, Karia uygarlığının en önemli hac merkezidir. Adını çift yüzlü balta (Labris) motifinden alan ve Mylasa’dan "Kutsal Yol" ile ulaşılan bu alan; M.Ö. 4. yüzyılda Hekatomnos sülalesi tarafından inşa edilen Zeus Tapınağı ve anıtsal şölen binalarıyla (Andron) ünlüdür.
OLYMOS (Kafaca)
Milas’ın kuzeybatısında, Kafaca köyü yakınlarında yer alan antik bir yerleşimdir. M.Ö. 2. yüzyılda Mylasa ile birleşerek bağımsızlığını yitiren kent, özellikle baş tanrıları Apollon ve Artemisia’ya ait tapınak arazileri ve bu arazilerin yönetimine dair bulunan zengin yazıtlarıyla tanınmaktadır.
KHALKETOR (Karakuyu)
Milas’ın kuzeybatısında, Karakuyu Dağı eteklerinde kurulmuş ve M.Ö. 5. yüzyılda Attika-Delos Deniz Birliği’ne üye olmuş antik bir yerleşimdir. Şehri çevreleyen üç farklı kalesiyle güçlü bir savunma sistemine sahip olan kent, bölgedeki Apollon Tapınağı ve çevresindeki anıtsal mezar kalıntılarıyla bilinmektedir.
EUROMOS (Ayaklı)
Milas – Selimiye karayolu üzerinde yer alan ve görkemli sütunları nedeniyle halk arasında "Ayaklı" olarak bilinen antik kenttir. Roma dönemine tarihlenen ve Anadolu’nun en iyi korunmuş tapınaklarından biri olan Zeus Tapınağı; Korint nizamındaki sütunları, üzerindeki adak yazıtları ve kentin baş tanrısı Zeus’a adanmışlığıyla bölgenin en etkileyici yapılarından biridir.
PİDASA
Milas – Bafa arasında, Ilbıra (Gorion) Dağı eteklerinde kurulmuş ve adı yerli Anadolu dillerinden gelen küçük bir Karia kentidir. İonia Ayaklanması'ndaki rolüyle tarih sahnesine çıkan yerleşim; Miletos ile yaptığı siyasi birlik (sympoliteia) ve komşusu Herakleia ile gerçekleştirdiği ilginç evlilik anlaşmalarıyla bilinmektedir.
LATMOS – HERAKLEİA (Kapıkırı)
Bafa Gölü (eski Latmos Körfezi) kıyısında, Beşparmak Dağları’nın sarp kayalıkları ile iç içe geçmiş antik bir yerleşimdir. Tarih öncesi kaya resimlerinden efsanevi çoban Endymion’un mitine kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Helenistik döneme ait Athena Tapınağı, 6.5 kilometreyi bulan görkemli surları ve Bizans döneminde keşişlerin sığınağı olan manastırlarıyla hem tarih hem de doğa açısından eşsiz bir merkezdir.
HYDAİ (Damlıboğaz)
Karaoğlan Dağı'nın eteklerinde, bugünkü Damlıboğaz köyünde kurulu olan ve adını Yunanca "su" (hydor) kelimesinden alan antik bir kenttir. Sarı Çay kenarındaki konumuyla bilinen Hydai, Apollon ve Artemis tapınak kalıntıları, güçlü surları ve Milas Müzesi'nde sergilenen zengin mezar buluntularıyla dikkat çekmektedir.
İASOS (Kıyıkışlacık)
Eskiden bir ada iken zamanla yarımadaya dönüşen, balıkçılık ve deniz ticaretiyle zenginleşmiş köklü bir antik kenttir. Argoslu göçmenler tarafından kurulan İasos; tiyatrosu, agora kompleksi ve halk arasında "Balık Pazarı" olarak bilinen Roma dönemi anıtmezarıyla ziyaretçilerini karşılamaktadır.
PASSALA
Passala, Mylasa’nın, kente en yakın yerden denize açılan kapısıydı. Güllük dalyanının doğu kıyısındadır. Kabaca yontulmuş mermer bloklarla yapılmış kare planlı ve mazgal şeklinde pencereleri olan bir yapı kalıntısı halen ayaktadır.
BARGİYLİA
Güllük (Mandalya) Körfezi’ndeki bir lagün kenarında, denize gizlenmiş bir konumda yer alan antik kenttir. Adını, mitolojik kahraman Bellerophon’un kanatlı atı Pegasus tarafından öldürülen arkadaşı Bargylos’tan alan kent; tarih boyunca önemli bir tuz üretim merkezi olması ve yağmur altında ıslanmadığına inanılan Artemis Kindyas kültüyle tanınmaktadır.
KİNDYA
Kemikler köyü yakınlarında, Kale Dağı üzerinde kurulu olan ve Bargylia’nın baş tanrıçası Artemis Kindyas’ın tapınağına ev sahipliği yapan antik yerleşimdir. M.Ö. 5. yüzyılda bölgenin güçlü kentlerinden biriyken, zamanla siyasi bağımsızlığını yitirerek Bargylia’nın egemenliğine girmiştir.
KİLDARA (Kuzyaka)
Bargylia ile Hydisos arasında, bugünkü Kuzyaka köyü yakınlarında yer alan ve M.Ö. 5. yüzyılda Attika-Delos Deniz Birliği’ne üye olmuş küçük bir antik kenttir. Şehir merkezinden günümüze toprak üstü kalıntısı ulaşmamış olsa da, 490 metre yüksekliğindeki Asar Dağı üzerindeki kalesiyle varlığını korumaktadır.
HYDİSOS (Karacahisar)
Karacahisar köyünün doğusunda, çift doruklu bir tepe üzerinde konumlanmış ve baş tanrısı "Savaş Tanrısı" Zeus Areios olan antik bir yerleşimdir. Attika-Delos Deniz Birliği üyesi olan kent; M.Ö. 3. yüzyıla tarihlenen güçlü surları ve iki tepe arasındaki düzlüğe kurulmuş agorasıyla bilinmektedir.
KERAMOS ( Ören)
Gökova (Kerme) Körfezi’nin kuzey kıyısında, bugünkü Ören beldesinde yer alan ve körfeze adını veren antik kenttir. Meşekayası Dağı eteklerinde çok köşeli taşlarla örülmüş surları, "Kurşunlu Yapı" ve "Bakıcak" olarak bilinen tapınak kalıntıları ve yol boyunca sıralanan lahitleriyle zengin bir arkeolojik mirasa sahiptir.