HYDAİ (Damlıboğaz)
Karaoğlan Dağı'nın eteklerinde, bugünkü Damlıboğaz köyünde kurulu olan ve adını Yunanca "su" (hydor) kelimesinden alan antik bir kenttir. Sarı Çay kenarındaki konumuyla bilinen Hydai, Apollon ve Artemis tapınak kalıntıları, güçlü surları ve Milas Müzesi'nde sergilenen zengin mezar buluntularıyla dikkat çekmektedir.
Hydai, Karaoğlan Dağının doğu eteğinde, Damlıboğaz köyünün yerinde kurulmuş küçük bir şehirdir. Şehir adı, Yunancada su demek olan “hydor” sözcüğünden geldiği söylenir. Hdai’nin M. S. 2 yüzyıla ait bir sikkesinden şehrin bir çay kenarında kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Sikkede şehir önünden geçen Kybessos’u (Sarı Çayı) temsil eden bir nehir tanrısı, bir testiye yaslanmış, elinde bir saz tutmaktadır. Testiden akan suyun içinde yüzen üç balık vardır.
Hydai’nin tarihine dair pek az şey bilinmektedir. Ancak M. Ö. 5. yüzyılda Attika – Delos deniz birliğine vergi verdiği ve M. S. 2. yüzyılda bağımsız olduğu bilinmektedir.
Köyün arkasındaki tepede, 3.50 metre genişliğindeki duvarları olan kalesi ile dağın eteğindeki ovada şehrin baş tanrıları olan Apollon ve Artemis için yapılmış tapınak kalıntıları vardır. Son yıllarda Hydai’de oda mezarlar bulunmuştur. Bunlardan çıkan gömü hediyesi eserler Milas Müzesinde sergilenmektedir.